• Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru

11 yıl sonra yeniden başkan

Hıdır Ünal “Faytoncuların elindeki tek sermayesi atı ve arabasıdır. Dolayısıyla onlara gözü gibi bakmak ister. Ama koşullar kötü. Bu koşulların düzeltilmesi de yetkililere düşer. Kaymakamlık, Belediye, Emniyet, İlçe Tarım Müdürlüğü, Oda ve Ada halkının desteği ile yaşanan sorunların üstesinden hep birlikte gelebiliriz” diyor.

11 yıl sonra yeniden başkan

ADALAR GERÇEK / İstanbul Arabacılar Motorsuz Kara Nakil Vasıtaları Esnaf Odası,  12 Mart’ta yaptığı genel kurulun ardından yeni başkanını seçti. Başkanlığa adaylığını koyan İsmail Adnan Karsan 35 oy alırken, Hıdır Ünal 85 oy ile başkan seçildi. Seçimlerin ardından görev teslim töreni yapıldı ve eski başkan Hasan Ünal, görevi Hıdır Ünal’a devretti. 

Hıdır Ünal, İstanbul Arabacılar Motorsuz Kara Nakil Vasıtaları Esnaf Odası’nın eski başkanlarından. Faytoncu esnafı tarafından sevip sayılan Ünal’ın 11 yılın ardından yeniden başkan seçilmesi Oda’da heyecanlı bir hareketliliği de beraberinde getirdi.  Adalar Gerçek Gazetesi olarak biz de hem başkanlığı yeniden alan Ünal’ı tebrik etmek, hem de faytoncu esnafın, Adalıların ve atların yaşadığı sorunları konuşmak için Büyükada’da bulunan Oda’nın yolunu tuttuk.  Makamında bizi ağırlayan Hıdır Ünal’la yaptığımız söyleşinin satır başları şöyle.

Sizi tanıyabilir miyiz? 

1963, Sivas doğumluyum. 12 yaşımda adaya geldim. Buraya geldiğimden beri iş hayatım, yaşamım, her şeyim Adalar oldu.  Çocuklarım burada doğdu. Her ne kadar Sivas doğumlu olsam da,  köyüm, ilçem, ilim burası. Adaları çok seviyorum. Ada benim her şeyim.

Buraya göç ettiğinizde yaptığınız ilk iş faytonculuk muydu?

Arabacılık, faytonculuk ilk işim değildi ama askerlik görevimden önce kısa bir süre çalıştım faytonda. Askerlikten döndükten sonra kahvecilik, işletmecilik, ticaret,  hatta at ticareti bile yaptım.  Farklı meslekleri yaparken dahi faytoncularla ilişkim hiç kesilmedi. 

Oda başkanlığı yaptınız geçmişte. Neden istifa ettiniz?

Evet, 2006-2007 yıllında Oda başkanıydım.  Arkadaşlarımın da desteğiyle çok iyi şeyler yaptık. Ama o günün koşullarında iş hayatım nedeniyle bırakmak zorunda kaldım. Çocuklarım küçüktü, Sivas’ta inşaat çalışmam vardı…

Aradan 11 yıl geçti, sektörde ve Oda’nızda neler değişti?

İleriye dönük hiçbir gelişme kaydedilmemiş; aksine her şey geriye gitmiş.  İstanbul Arabacılar Motorsuz Kara Nakil Vasıtaları Esnaf Odası, adı üstünde, aynı zamanda il odasıdır. Böyle önemli bir oda hak ettiği değeri görmedi. Odayı yönetenler gerekeni yapmadılar. Örneğin, Büyükşehir Belediyesi Kınalıada için akülü araç kararı aldı, yönetim buna bile müdahale etmedi, ses çıkarmadı!

Fayton ve faytonculuk sorunu peki?

Fayton ve faytoncu meselesi sadece fayton esnafının sorunu değildir. Tüm adalıların, yerel yöneticilerin de sorunudur aynı zamanda. Kaymakamlık, Belediye, Emniyet, İlçe Tarım Müdürlüğü, Oda ve ada halkının desteği ile yaşanan sorunların üstesinden hep birlikte gelebiliriz.

“AHIR VE YOL SORUNU BİR AN ÖNCE ÇÖZÜLMELİ”

Sizin açınızda ne tür sorunlar var?

Sorunlardan önce bence ortada bilgi kirliliği var.  Mesela arabacıların atlarına bakmadığı, atlara eziyet ettiği ya da müşteriden fazla para aldığı gibi asılsız iddialar var. Bunların hiçbiri doğru değil. Şöyle düşünmek lazım, bir arabacının elindeki tek sermayesi atı ve arabasıdır. Dolayısıyla onlara gözü gibi bakmak ister.  Arabacılarla ilgili bir sorun yok. Sorun genel koşullarda. Atların yaşam şartlarının iyi olmadığı gerçek. Sadece atların da değil, arabacı arkadaşlarımızın da şartları iyi değil. Ama bu arabacıların sorunu değil. Öncelikle bu insanları günün şartlarına, çağın koşullarına uygun şartlara kavuşturmamız lazım.  Kavuşturalım ki, sonra onları eleştirme hakkına sahip olalım.

Size en büyük sıkıntımızdan bahsedeyim.  Büyükada’da 226 tane faytonumuz var, 86 tanesi de Heyebeliada ve Buragazada’da. Büyükşehir Belediyesi,  Büyükada’ya 140 tane ahır yaptı. Aya Nikola mevkiinde, kısmen özel arazi, kısmen milli arazi, kısmen de orman arazisine çadır kurdular. Kurdular ama nasıl? O çadırlarda kalan arkadaşlarımız sabah uyandığında yüzünü yıkayacak su bulamıyor, tuvalet ihtiyacını gideremiyor! Ayrıca yol çok kötü. Arkadaşlar akşam meydanda arabasını yıkayıp Aya Nikola’ya gidiyorlar ama sabah meydana geldiklerinde arabanın tekerleri çamurdan görünmüyor! Bu kadar çadırı bu araziye koymuşsun, bir problem görmemişsin ama buraya giden yolu çamurdan çıkarmamışsın. Kardeşim bir asfalt dökün, bir beton dökün. Burası orman arazisi deme hakkına sahip değilsiniz.

Bu sorunlar bir an önce giderilmeli ki, biz arkadaşlarımıza üstünüz başınız, atınız,  arabanız temiz olsun deme hakkını kendimizde bulalım. Bütün dünya insanlarını Adalarımızda ağırlıyoruz,  Adalarımız bizim Avrupa’ya, dünyaya açılan penceremizdir. Yöneticilerimiz bunun önemini artık görmeliler.

 “UKOME BİZSİZ KARAR ALAMAZ” 

Diğer bir sorun da ruhsatlara ilişkin.  İBB Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü (UKOME) ruhsatları, tarifeleri vermemiş. UKOME’den hayatta adaya gelmemiş, fayton görmemiş adamlar hakkımızda kararlar alıyorlar. Bizle görüşmeden bir karar alamazlar!

Faytonları kaldıracaklarına yönelik bir dedikodu dönüyor. Bu konuda UKOME ile görüşmeleriniz oldu mu?

Benim olmadı.  Bir şeyler yapılmak isteniyor ama nedir bilmiyorum.  Bildiğim tek şey faytonsuz bir adanın olamayacağı. Faytonları kaldırmak adaları bitirmek anlamına gelir. Adayı yaşatan yegane şey faytonlardır. Kültür açısından, ekonomi açısından Avrupa’ya açılan en büyük penceredir adalar. Bu da faytonlarla gerçekleşiyor. Turist buraya balık yemek için gelmiyor,  faytona binmek için geliyorlar. Adalar faytonlar sayesinde para kazanıyor. Bakkalı, restoranı, kafesi, simitçisi kim varsa o gelen turistten kazanıyor.  Yoksa adalar nasıl ayakta kalacak? Bugüne kadar hiç bir siyasinin adayı canlandırma projesi yaz kış hayata geçmedi. Ama faytonlar sayesinde ada yaz kış canlı. Son 3-4 yıldır ada esnafı kışın da para kazanıyor. Bu nedenle Adalıların tamamı faytona sahip çıkmalı. Siyasilerin tamamı faytona sahip çıkmalı… Adayı yönetenlerin bizden daha çok faytona sahip çıkmaları gerekiyor.

RUAMLA MÜCADELE ÖNERİSİ 

Ruam hastalığı da gündemdeydi. Ne tür tedbirler alınıyor?

Faytoncu esnafının yaşadığı sorunlar bitmiyor. Yöneticilerimiz şimdi de atların Adaya giriş çıkışını yasaklamışlar. Ruam hastalığıyla mücadele adı altında alınan bir karar bu. Ama doğru bir karar, doğru bir uygulama değil. Geliyorsunuz denetlemeye, bu atın zayıf,  bu atın iyi değil diyorsunuz. Peki,  biz bu iyi olmayan atın yerine alacağımız daha sağlıklı atı nereden getireceğiz? Bu atın dışarıdan gelmesi lazım. Bu nedenle bu yasağın bir an önce kaldırılması lazım.

Kaymakamlığa, Belediyeye rica edeceğiz, Aya Nikola mevkiindeki çadırlarımıza karantina ahırı yaptıracağız. Dışarıdan at geleceği zaman arabacı Oda’ya soracak. Biz evet boş yer var, diyorsak, adam dışarıdan atı getirecek. Örneğin bir esnaf karşıdan 20 tane at getirdi ve atların 5’i hasta açıktı. Biz bu atları Adada telef ettirmeyeceğiz.  Diyeceğiz ki esnafa sen 5 tane atını ada dışına çıkart, getirdiğin yere götür. 15 tanesini piyasaya sürebilirsin. O zaman hastalıkların önü kesilir. Tedbir böyle olmalıdır. O zaman Ruam da bitecektir. Giriş çıkışı kapatmakla bu işin önlemi alınamaz. 

İlçe Tarım Müdürlüğü’ne söyleyeceğiz, baştan sona bu atların sağlık taramasının yapılmasını isteyeceğiz.  Veterinerlik işi İlçe Tarım Müdürlüğü’nün görevidir. Ama İlçe Tarım kendi işini görevi bırakmış, at sayısıyla uğraşıyor.  Oda olarak at veterinerliği üzerine tahsilini yapmış uzman gençlerden de destek alacağız, gelip atlara bakacaklar ve bizlere eğitimler verecekler. Atların periyodik bakımlarını aksatmayacağız. İşimizi iyi yaparsak Kaymakamımızdan, Belediye Başkanımızdan, herkesten destek alacağımızı biliyorum.

25 yıllık faytoncu Cüneyt Tunter, “Yeni Başkan’ımızla çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum. Sektörümüzü hep birlikte güzelleştireceğiz” diyor. 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.