• Dolar döviz kuru 5.4749
  • Euro döviz kuru 6.1982
  • HABERLER
  • ADALAR
  • Ada halkı: Sanatoryum binası bilime hizmet etmeli!

Ada halkı: Sanatoryum binası bilime hizmet etmeli!

Heybeliada sakinleri, bol oksijenli bir alanda olan Sanatoryum binasının hastane, üniversite ya da huzur evi olarak açılmasını istiyor. Sanatoryumun kapılarının bilime açılmasını isteyenlerden biri de, burada 18 yıl çalışmış olan göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Müge Zeynep Özdemir.

Ada halkı: Sanatoryum  binası bilime hizmet etmeli!

Aysel KILIÇ

Heybeliada Sanatoryumu’nun  tarihi binasının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından  ‘dini eğitim merkezi’ olarak kullanılacağı iddiaları gündemde. İddialara karşı Heybeliada’ya gittik ve Ada halkına atıl durumda olan binanın ne olarak kullanılmasını istediklerini sorduk.

Gazetemize konuşan Heybeliada sakinleri, bol oksijenli bir alanda olan Sanatoryum binasının hastane,  üniversite ya da huzur evi olarak açılmasını istiyor. Sanatoryumun kapılarının bilime açılmasını isteyenlerden biri de, Heybeliada sakini, göğüs hastalıkları uzmanı  Dr. Müge Zeynep Özdemir.  Dr. Özdemir 18 yılını Sanatoryum’a vermiş.

DOKTOR ÖZDEMİR O DÖNEMİ ANLATIYOR

 Dr. Müge Zeynep  Özdemir, 1986 Çapa Tıp Fakültesi’nden  mezun. 1988 senesinde ise Heybeliada Sanatoryum'unda ilk asistanlık hakkı kazanmış. Hastane kapanana kadar  baş asistan olarak  göğüs hastalıkları ve tüberküloz bölümünde çalışmış.  Sanatoryum  2005 yılında kapanınca, halen çalışıyor olduğu  Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde göreve başlamış.

 “Gençliğim Sanatoryumda geçti diyebilirim. 25 yaşımda asistan olarak girdim ve uzman doktor olarak görev yaptım. Cumhuriyet tarihinin en verimli hastanelerinden biriydi. Tüberküloz ölümcül hastalık olduğu dönemde,  tüm Türkiye'den insanlar buraya gelip tedavi görüyordu. Şairlerin, politikacıların tedavi gördüğü bir hastaneydi.  30'lu yıllarda Çam Limanı’nın bir bölgesinde meyve ve sebze yetişiyordu, hastanenin atolyeleri vardı. Burada uzun dönem yatan hastalar  aynı zamanda bir meslek  öğreniyordu. Felsefesi çok farklı bir hastaneydi, çok güzeldi. Orada uzun süre çalışmış ve bu güzellikleri görmüş biri olarak, kapatılması beni çok üzdü.”

Özdemir,  Sanatoryum’un kapatılma nedenlerinin başında  değişen  sağlık politikalarının geldiğini söylüyor. “Devletin bütün ödenekleri  verdiği sistem değiştirildi ve yerine döner sermaye getirildi.Maaşlarımız ödeniyordu  fakat  hastane içinde oluşturduğunuz döner sermayeden pay alacaksınız, dediler.  Sadece bize değil, tüm hastanelere bu sistemi getirdiler. Ancak  bizim hastanemiz tüberküloz hastanesiydi, kar edemezdi, etmedi de.”

                      Dr. Müge Zeynep Özdemir, Sanatoryum'da çalışma arkadaşlarıyla...

“HASTANE, HUZUREVİ YA DA ÜNİVERSİTE OLSUN”

“2005 yılında Sanatoryum,  bir sürü nedenlerle kapatıldı. Kapatılırken Heybeliada halkı, kendisine verilen 24 saatlik sağlık hizmetinden de mahrum oldu.  Adalılar olarak sanıyorduk ki sadece tüberküloz hastanesi kalkacak ve acil hizmet devam edecek.  Ama öyle olmadı! Şu an tıbbı hizmet açısından mağdur durumdayız” diyen  Dr. Özdemir  Adanın tam teşekküllü bir hastaneye ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor:

 “Hekim olarak değil, adada yaz kış yaşayan bir birey olarak konuşuyorum;  Aile Hekimliği sadece mesai saatleri içerisinde hizmet veriyor. Dolayısıyla Adanın bir sağlık hizmetine ihtiyacı var. Acil durumlarda, 112’yi arıyoruz,  iyi bir ekip de var ve bizi karşıya yetiştiriyorlar ama bu yeterli değil.  Burada uzman doktorların hizmet verdiği bir poliklinik olması lazım. Testlerimizin yapıldığı laboratuvarımız olmalı. Böylece dışarıya çok bağımlı hale gelmeyiz. Havalar kötü olduğunda vapurlar kalkmadığı için hastanelere gidemiyoruz.  Bana göre tarihi binanın bulunduğu yerde tam teşekküllü bir hastane açılmalı. Ya da onkoloji hastanesi, hemşire yetiştirme okulu, üniversite, huzur evi olabilir.”

ECZACI: ADAMIZIN HASTANEYE İHTİYACI VAR

Heybeliada’nın ilk eczanesi olma özelliğini taşıyan tarihi Heybeliada Eczanesi’nin sahibi, eczacı Ali Fulin Doluca, Sanatoryum döneminde de  Ada’da eczacılık yapmış. Sanatoryumun ülke tarihi ve Adalar için  önemine dikkat çeken Doluca,  Adanın bir hastaneye ihtiyacı olduğunu söylüyor.

“Büyükada’daki hastane gibi burada da, poliklinik ve acil servisinin olduğu  bir hastene olmalı, Adalıların buna ihtiyacı var” diyen Doluca, eczacıların yaşadığı ekonomik sıkıntıları da hatırlattı.  

Doluca, “Sanatoryum’un tarihi atıl binasını ne olarak kullanacakları konusunda bir fikrim yok. Ancak adamızın bilim üreten bir merkeze ihtiyacı var” diye konuştu.

        Dr. Müge Zeynep Özdemir- Ayça Günay

“SANATORYUMLA  ÇOCUKLUĞUMDA TANIŞTIM”

Heybeliada sakini Ayça Günay ise  Sanatoryum’la tanışma hikayesi ni anlatıyor:  “Giresun’da bulunduğumuz zamanlar, Annemin bir arkadaşı  Heybeliada Sanatoryumu’nda hekimdi.

Çocuktum, Sanatoryumu ilk  annemden duymuştum. Annem Heybeliada’ya  geldiğinde ben de onunla geliyordum ve   hastanede arkadaşını ziyaret ediyorduk.  Annemin arkadaşı Elkıs Hanım İlk tüberküloz  labaratuvarını kuran  mikrobiyoloji doktoruydu. Dünyaca tanınan bir doktordu, Amerika’da eğitim görmüştü.  Sanatoryumun ne kadar önemli olduğunu çocuk yaşta ondan öğrenmiştim. Şimdi ben de Adada yaşıyorum ve böyle önemli bir hastenin yerine, yine insana faydalı  bir hastane açılmasını istorum.”

“YAŞAMA, BİLİME  HİZMET ETMELİ”

Adanın 40 yıllık kuaförü Güler Narcı da atıl kalan  tarihi sanatoryum binasının hastane ya da üniveriste olarak hizmete açılmasını istiyor:

“Adamızın bir tane hastanesi vardı onu da elimizden aldılar. Ayağımız kesilse, midemiz bulansa soluğu orada alıyorduk. Ada halkı için çok  önemliydi.  Ama bazı çevreler kendi rantı için hareket edip, bu güzel yeri yok etmek için uğraştılar. Umarım  Sanatoryum binasının bulunduğu arazide ya hastane, ya huzurevi ya da üniversite  açılır.  Yaşama, bilime hizmet eden bir  kurum olmalı.”

Nejat Kaya da,  “Hastane binamızın yeniden hastane olarak geri gelmesini arzu ediyoruz.  Artık hastalandığımızda ana karaya gönderilmek istemiyoruz “ diyor.  Ada sakinlerinden Zihni Gül ve Burak Akman da,   Adanın bir üniversiteye ve hastaneye ihtiyacı olduğuna dikkat  çekiyor.

 

ADALAR BELEDİYESİ: SANATORYUM KORUNMALI, YAŞATILMALI...

Heybeliada’nın 1. derece SİT alanı olan 200 bin metrekarelik Çam Limanı ile 94 yıllık Sanatoryum’un, Diyanet İşleri’ne tahsis edileceği iddiaları üzerine Adalar Belediyesi  de bir açıklama yapmıştı.Belediye açıklamasında, "Sağlıktan bilime, sosyal olgulardan kültürel-tarihsel mirasa kadar birçok konuyu içinde barındıran ve belleklerde bu özellikleriyle yer edinen Heybeliada Sanatoryumu’nun korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması zorunlu olup bu alanın fonksiyon değişikliğine konu edilmemesi ve herhangi bir satış, devir ve kiralama işleminin yapılmaması, yapıldığı taktirde geri dönüşü olmayan tahribatlara neden olacağı çok açıktır." ifadeleri yer almıştı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.