• Dolar döviz kuru 3.8506
  • Euro döviz kuru 4.5201

ADALET İÇİN YÜRÜYÜŞ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu “Adalet Yürüyüşü” tam anlamıyla demokratik bir hakkın kullanılmasıdır. Milletimizin “çağdaş kimliği” için gerçek bir direniştir...

ADALET İÇİN YÜRÜYÜŞ

Adalar Belediye Başkanı ATİLLA AYTAÇ

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu tarafından başlatılan ve toplumumuzun her kesiminden binlerce yurttaşımızla birlikte, Ankara’dan İstanbul’a doğru sürdürdüğü; barışçıl, serinkanlı, olaysız ve demokratik “Adalet Yürüyüşü” nü, milyonlarca vatandaşımızın da desteklemekte olduğu anlaşılıyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu “Adalet Yürüyüşü” tam anlamıyla demokratik bir hakkın kullanılmasıdır. Milletimizin “Çağdaş Kimliğimiz” için gerçek bir direnişidir. Türkiye’yi bu ortama AKP Hükümetleri getirmiştir.

AKP Hükümetleri döneminde, tertiplenmiş olan “Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk” gibi “kumpas davaları” ve özellikle Cumhurbaşkanı’nın halkoyu ile seçildiği 14 Ağustos 2014 ten beri adım adım fiili durumlar yaratılarak başlatılmış olan baskılar, hukuksuzluklar, haksızlıklar ve zulümler, hukuka ve adalete olan güveni büyük ölçüde zaten sarsmıştı. Bütün bu olumsuzluklara bir de Mustafa Kemal Atatürk’ün oluşturduğu ve Çağdaş, “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olarak Anayasamızda yer almış olan rejimimizin de, Anayasa Referandumu ile değiştirilmiş olması, büyük bir tehlike yaratmış ve bardağı taşıran son damla olmuştur.

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan ve sonuçlarının da şaibeli olduğu bilinen, Anayasa referandumu ile “Kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırılmış”tır.

Ülkemizin; sıfatı “Cumhurbaşkanı”  olsa da, ayni zamanda bir partinin de Genel Başkanı olan, bir “Tek Adam” a yani bir “Diktatör” e teslim edilmesi artık kabul edilemez bir durum yaratmıştır. İçinde bulunduğumuz ortamda, Yargı’ya, Yargı’ca ve Savcı’ya güven büyük ölçüde sarsılmıştır. Bıçak tam anlamıyla kemiğe dayanmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın ve müktesebatı’nın öngördüğü “Milletin Meşru Direnme Hakkı”, Türk Milleti için Anayasal bir hak olarak oluşma sürecine girmiştir.

Bu durumu, hukuksal dayanaklarıyla daha açık bir biçimde anlayabilmemiz için Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nde (Sayı 52, 2004, 49) yayınlamış olan, Ahmet TAŞKIN’ın “Hakemli Makale” sinden aldığım şu alıntıları okumak yeterli olacaktır.

“Baskıya karşı direnme, insanlık tarihi boyunca üzerinde durulan önemli konulardan biri olmuştur. (Kutlu, 2001, 87)

Tarihsel süreçte direnme hakkı, hukuk dışı eylem ve davranışlarıyla baskı ve zulüm aracı durumuna gelen iktidara karşı başkaldırma hakkı olarak doğmuştur. Bu hak, kaynağını  Doğal Hukuk öğretisinden almaktadır. (Aliefendioğlu, 2002, 401)

            Doğal Hukuk, doğuştan kazanılan haklar varsayımına dayanır. Bu haklar, adalet kavramı içinde yer almakta, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik esasları üzerine temellenmektedir. (Öktem Türkbağ, 2001, 64)

          Doğal hukuka göre, insan hakları devletten önce gelir; çünkü bunlar bireyin insan olması nedeniyle sahip olduğu özgürlüklerdir; devlet ancak onları tanır ve güvenlik içinde kullanılmasını sağlar.(Kaboğlu, 2000, 28)

Direnme hakkı, insanın doğuştan sahip olduğu kimi haklarının son aşamada korunmasıanlayışına dayanmaktadır; bir bakıma hukuku reddeden iktidarlar karşısında kaynağı hukuka dayalı bir eylem biçimidir. (Aliefendioğlu, 2002, 401)”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan başlatmış olduğu “Adalet Yürüyüşü”  demokratik bir direniş niteliğiyle ve yeni katılımlarla giderek artan bir coşku ve heyecanla devam ediyor. Bu anlamlı ve önemli yürüyüş muhtemelen Temmuz 2017 ayının ilk haftası sonlarında İstanbul’a ulaşacaktır. Bu yürüyüşün İstanbul’da muhteşem bir gösteriye dönüşeceğinden kuşku duymuyorum.

Ama bu direniş İstanbul’da bitmemeli bütün yurt sathına yayılmalıdır. “Kuvvetler Ayrılığı” ilkesine dayalı “Parlamenter Sistem” yeniden oluşturulup geliştirilinceye kadar “Adalet Yürüyüşü” ve benzeri demokratik direniş eylemleri devam ettirilmelidir.

Milletimiz ve bütün kurumlarımız, Mustafa Kemal Atatürk’ün belirlemiş olduğu “Muasır Medeniyet Seviyesini Aşma” hedefine kilitlenmelidir.

Ali Topuz’un “Çağdaş Kimliğimiz İçin DİRENİŞ” adlı kitabının 14. sahifesinde belirttiği gibi:

“Türkiye’yi dünyanın en güçlü ve en etkin devletleri arasına katabilmek amacıyla yeni bir vizyon ortaya koyulmalıdır. Bu anlayışla, bu hedeflere ulaşmış bir Türkiye;

                 -Demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti kimliğiyle,

                 -Çok partili demokratik parlamenter sistemiyle,

                 -Hukukun üstünlüğü çerçevesinde özgürlük, eşitlik ve adalet ilkelerine bağlılığıyla,

                 - İnsanı ve doğayı önceleyen yaklaşımıyla,

                 -Eğitimli, sağlıklı ve örgütlü toplumsal yapısıyla,

                 -İleri teknolojiye dayalı, üretim kapasitesiyle,

                 -Planlı bir gelişmeyi sürdürebilen güçlü ekonomisiyle,

                 -Eğitime, bilime, araştırmaya, kültüre ve sanata katkılarıyla,

                 -Gönencin hakça paylaşımı inancıyla,

                -Yurtta ve dünyada barışa öncülüğüyle,

                -Oluşturacağı küresel ölçekteki gücüyle,

Sömürüye, emperyalizme ve gerici çağdışı yönetim anlayışlarına karşı direnebilen, Demokratik ve hakça bir yeni dünya düzeninin, etkin bir öncüsü olabilecektir. Böylece, Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı Modern Türk Devrimi amacına ulaştırılmış olacaktır.”

“Adalet Yürüyüşü” toplumumuza umut ve güven aşılamıştır. Bu umut ve bu güven giderek büyüyecek ve güçlenecektir. “Mustafa Kemal Atatürk’ün görüş ve hedeflerine, Kuvvetler Ayrılığı İlkesine, Hukukun Üstünlüğüne ve Adalete dayalı Parlamenter Sisteme” inanan Milletimiz; büyük bir çoğunluğa ulaşarak, Demokratik Rejimimizi rayına oturtacaktır. Böylelikle, Ulusumuz ve Devletimiz esenliğe kavuşacak ve kurucumuz “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” ün ruhu şad olacaktır.

Adalar Beledye Başkanı Atilla Aytaç, Adalet Yürüyüşü'nde...



Etiketler: