• Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru

CHP Adalar İlçe Başkanı: HAZİRAN UMUTTUR

CHP Adalar İlçe Örgütü, 24 Haziran seçimleri öncesinde örgüt toplantısını gerçekleştirdi.

CHP Adalar İlçe Başkanı: HAZİRAN UMUTTUR

CHP Adalar İlçe Başkanı Kerem Tunç, “Bu gerici düzeni kanıksamıyoruz, kabullenmiyoruz, reddediyoruz. Çaresiz değiliz, hele ki umutsuz hiç değiliz. Türkiye'de karanlıktan ibaret bir tablo görmüyoruz, aydınlanmanın  ilk fenerini Adalar’dan yakmak için yola çıkıyoruz" dedi.

Aysel KILIÇ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adalar İlçe Örgütü, 24 Haziran seçimleri öncesinde  örgüt toplantısını gerçekleştirdi. 29 Nisan Pazar günü Büyükada Anadolu Kulübü’nde  yapılan toplantıya, CHP’li Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç ve Belediye Meclis Üyeleri de katıldı.

Atatürk ve silah arkadaşları için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından  İlçe Başkanı Kerem Tunç toplantının  açılış konuşmasını yaptı.

Tunç,  siyasi iktidarın iç ve dış politikalarını eleştirdi; 24 Haziran seçiminin ülkenin geleceği için bir umut olduğunu söyledi.

“Türkiye dış politikadan ekonomiye, eğitimden sağlığa, adaletten insanca yaşam koşullarının günden güne eriyip gitmesiyle alarm veriyor.  Satılan fabrikalarla, tarım politikaları nedeniyle yok edilen köylülerle,  yalnızca çocuklar ölmesin dediği için bebeğiyle cezaevine atılan Ayşe öğretmenlerle, açlığa mahkum edilen akademisyenlerle, yardım yataklık iftirasıyla yargı önünde kalemleri kırılmak istenen ve tutsak edilen gazetecilerle, işçi ölümleriyle, kadın-çocuk tecavüzleriyle, şiddetle, kanla, ölümle, savaşla, bir cemaatin kucağından diğer cemaatin kucağına oturtulan adalet, eğitim, sağlık, emniyet, medya güçleriyle, zorlu yaşam ve çalışma koşullarıyla, halkın iradesiyle seçilmiş siyasilerin cezaevlerinde rehin alınarak susturulmaya çalışıldığı bir ülke... Ve bu ülkenin başında bir Cumhurbaşkanı, ‘15 yıl önce tuvalete 1 milyona gidiliyordu biz 6 sıfırı attık artık 1 liraya gidiliyor’ diyor. ‘ YÖK bana bağlı olduğu için hemen bir hafta öteye aldık sınavı’ diyor. Üstelik bunu seri adımlar olarak nitelendiriyor. Bu ve bunlar gibi onlarca açıklamayı dinlerken, okurken eminim hepiniz benim gibi şaşırıyor, aklımızla dalga mı geçiliyor, diye düşünüyorsunuzdur.”

“EMPERYALİZM DESTEKLİ PAYLAŞIM SAVAŞI...”

Kerem Tunç,  AKP’li Cumhurbaşkanının dış politikalarını da  eleştirdi: “Emperyalizm destekli paylaşım savaşında atılan füze sayılarını az bulan, her füzenin yarattığı yıkımı yok sayıp yüreğine su serpildiğini umarsızca dile getiren bu zihniyetin mimarları 4 yaşındaki çocuğu bile savaşa alet etmekten, şehit olursa bayrağı da örtecekler her şeyi hazır demekten dahi çekinmedi.  Ancak aynı zihniyet zehirlenen askerlerin durumunu önemsiz bularak araştırılmasını dahi engelledi.”

OHAL’E DİKKAT ÇEKTİ

Tunç, “Erdoğan’ın bir sopa olarak kullandığı OHAL ile ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmadı. OHAL ile yasama, yürütme, yargı tek adamın iki dudağının arasına hapsedildi, halkın iradesi yok sayıldı. Tiyatro oyunlarının sahnelenmesi engellendi, sahne ile kadınlar arasına duvar örülmeye çalışıldı” dedi ve ekledi:

“Ülkemizin içinde bulunduğu karanlık tabloyu daha da uzatarak anlatmayacağım. Çünkü bu salonda bulunan tüm örgüt üyeleri bize dayatılmak istenen yaşam modelinin en az benim kadar farkında. Amacımız bu önümüzdeki en kritik seçime günler kala bu farkındalığı aramızda olan olmayan herkese yaymak, değişim isteyen ama ne yapacağını bilmeyen ya da değişebileceğine inancını yitirmiş herkesi bir araya getirerek Türkiyeyi hak ettiği aydınlık geleceğe taşımak. Ülkemizi ve toplumumuzu karanlığa boğmaya çalışan gericilere, iktidarı ele geçirmeye çalışan yobazlara geçit vermemek, dur demek yeter demek bizim elimizde.

PADİŞAHLARA BOYUN EĞMEYEN BİR  NESLİN DEVAMIYIZ

Gerici, baskıcı ve emperyalist sınıfın çıkarlarına hizmet eden tek adam rejimine karşı laik, bağımsız, adil, eşit ve özgür bir Türkiye Cumhuriyeti için mücadelemizi sürdürelim.  Elbette Kimi zaman fikirler uymayabilir kişisel çatışmalar yaşanabilir ama bizler ele ele beraber yürüyerek ülkemiz için, çocuklar için, geleceğimiz için her şeyden öte kendimiz için mücadele etmeliyiz. Bu padişahvari yönetimin yıkılabileceğini  Gezi olaylarında, 2015 seçimlerinde, referandumda gördük.

Hileyle, yalanla, dolanla vatandaşı güdülecek sürü bellemiş kendini çoban ilan eden anlayışla hareket eden Erdoğan ve yandaşlarına Hayır. Atatürk’e,  Cumhuriyet’e, hukuka, halka, sürekli ittifaklar değiştirerek her yöne savaş açan, kanla, şiddetle, sindirme ve baskı politikasıyla ülkeyi yönetmeye çalışan Erdoğan ve yandaşlarına Hayır. Bizler direnen, değerlerine sahip çıkan, inandığı yolda ölümü göze almış, tarihi kahramanlık destanlarıyla dolu, emperyalizme karşı direnmiş, padişahlara boyun eğmeyen bir neslin devamıyız. Unutmayalım ki peşkeş çekilen her yer bizden bir parça, Cumhuriyet tarihimiz, değerlerimiz yok edilmek isteniyor.”

HAZİRAN’DA ZAFERE ULAŞACAĞIZ  

Tunç, 24 Haziran seçiminin önemini şu sözlerle ifade etti:

 “Artık seçimlere günler kaldı. Odaklanmamız gereken değişen seçim yasalarıyla yer değiştirilen sandıklar, yeniden düzenlenen sandık bölgeleri, geçerli sayılacak mühürsüz oylar, sandık başlarına gelip müdahale edebilecek güvenlik güçleri, mülki amirler tarafından belirlenecek sandık başkanları... Onlar devletin tüm güçlerini tüm imkanlarını kullanarak seçim propagandası yapacaklar. Bu güce karşı ancak örgütlü ve dayanışma içerisinde hareket edersek zafere ulaşabiliriz. Geleceğimiz için şu andan itibaren bu salonda bulunanlardan başlamak üzere partilimiz olsun olmasın,  demokrasiye inanan, özgür, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin koruyucusu olacak herkesle,İktidarın mağdur ettiği tüm kesimlerle bir araya gelerek örgütleneceğiz, var gücümüzle çalışacağız, elimizden gelen tüm fedakarlığı ortaya koyacağız ve bu HAZİRAN’da da zafere ulaşacağız. Çünkü HAZİRAN bizler için umut ayıdır.”

1 MAYIS ÇAĞRISI

Tunç’un 1 Mayıs çağrısı da vardı:

“Cumhuriyet tarihinin en önemli ve en kritik seçimine hazırlanırken, Partimizin en gencinden en yaşlısına herkesi önümüzdeki 60 gün boyunca gerek uykusuz kalarak gerek maddi manevi fedakarlık göstererek seçim çalışmalarına aktif olarak katılmaya dokunabileceğimiz herkese dokunarak bu tarihi başarıda rol almaya davet ediyorum. Zafere gidecek yolun ilk adımını Başta işçiler, emekçiler ve hakkı yenen tüm kesimler olarak 1Mayıs’ta Maltepe Meydanında milyonlarla bulaşarak atacağız. Bu ilk adımla bütün örgütümü miting alanına bu anlamlı bayrama katılmaya davet ediyorum.

Bu gerici düzeni kanıksamıyoruz, kabullenmiyoruz, reddediyoruz. Çaresiz değiliz, hele ki umutsuz hiç değiliz. Ülkemizin üzerine çöken karanlığı dağıtmak için biz gene alanlarda sokaklarda, kahvelerde, heryerde olacağız. Biat etmeyeceğiz ve bundan sonraki 1 Mayıs’ları olması gereken yerde Taksim’de kutlayacağız.”

CHP Adalar İlçe Başkanı Kerem Tunç’un  “Türkiye'de karanlıktan ibaret bir tablo görmüyoruz, aydınlanmanın  ilk fenerini Adalardan yakmak için yola çıkıyoruz”  sözleri dakikalarca alkışlandı.

AYTAÇ: BU MÜCADELE ANTİ FAŞİST MÜCADELEDİR

CHP’li Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç’ta  kürsüden yoldaşlarına hitap etti. ‘Karşı Devrim’ tehlikesine dikkat çeken Aytaç’ın  başkanlık sistemi için de önemli mesajları vardı.

“24 Haziran 2018 tarihi bizler için çok fazla  anlam ifade etmese bile, gelecekte bu ülkenin tarihini yazanlar, ‘24 Haziran öncesi ve 24 Haziran sonrası’ diye yazarlar. Biz kazansak  ya da   onlar kazansa  bu değişmeyecek.  

10 Kasım  1938’den itibaren başlayan, Köy Enstitüleri’nin kapatılmasıyla devam eden Karşı Devrim sürecini  12 Mart’larla, 12 Eylül’lerle  tamamlayan ve daha sonra Kanlı Pazarı örgütleyen faşist  ve  gericilerin  iktidar olmasıyla süre gelen ve 24 Haziran 2018’e akan bir süreci bir şekilde temizlemek durumunda kalacağız. Yani 24 Haziran’da biz kazanmış olsak da, yeterli olmayacak. Bundan sonra çok daha büyük bir mücadeleye devam etmek durumunda kalacağız.  Eğer 24 Haziran’da kaybedersek, Ülke, İspanya iç savaşında yaşanan büyük bir karanlığa mahkum olacaktır. Kaybedersek bizler de çocuklarımız da  büyük acılar çekecek. Bu acıları yaşamamak adına 24 Haziran seçimlerinin ne kadar önemli olduğunu iyi anlamamız  ve  Partimizin Genel Merkez kararlarına uymamız  gerekiyor. Genel Başkanımızın da dediği gibi, bizim adayımız parlamenter rejime dönüş  taahhüdünde bulunacak. Ama parlamenter sisteme dönüş taahhüdünde bulunurken  bazı anayasal şartlar var. Meclis, 360 üyesiyle yasa değişikliği yapmak durumunda kalacak. O zaman bizim 360 milletvekili kazanmamız gerekiyor. Zor ama imkansız değil!  İmkansızı  başarmak  bizim elimizde.”

Herşeyden önce şunu bilmeliyiz ki , bu bir anti faşist mücadeledir; Cumhuriyetimizin  kuruluşundan itibaren  yapılan herhangi bir seçim değildir!  Hepimizin yaşamını çok yakından ilgilendiren bir seçim olacak. “

Başkan Aytaç konuşmasında seçim çalışmaları sürecinde yaşanacak siyasi baskı ortamına da dikkat çekti:

“Bu seçim demokratik  şartlar içerisinde gerçekleştirilmeyecek.  Referandum sürecinde olduğu  gibi , ciddi baskılar altında seçim çalışmaları yürüteceğiz. Ama ne olursa olsun, biz bu baskılara karşı geri adım atmadık ve atmayacağız.”

Toplantıda,  isteyen partililer de tek tek  kürsüye  çıktı ve  24 Haziran’a ilişkin görüşlerini  paylaştı.

“GÜVERCİN TEDİRGİNLİĞİYLE YAŞIYORUZ”

 “Bizler bu ülkede ‘güvercin tedirginliğiyle’ yaşıyoruz” diyen  CHP İBB ve Adalar Belediyesi Meclis Üyesi Avedis Kevork Hilkat , “24 Haziran bizim son şansımız.  24 Haziran tarihi ülkemizin miladı olacak.  Bizler  Cumhuriyetimizin  yok edilmesine asla izin vermeyeceğiz.  Güneş 24 Haziran’da Türkiye’ye yeniden doğacak” dedi.

“Cumhuriyet  Halk Partili olmak  demek devrimci olmak demektir” diyen CHP Adalar İlçe Sekreteri Aydın Bektaş da,  “Gün saltanatı yıkma günüdür, gün hep birlikte iktidara yürüme günüdür. Her gün daha da yoksullaşan halkımızın refahı, özgürlüğü  ve aydın bir gelecek için herkesin bu onurlu mücadeleyi sahiplenmeye çağırıyorum. 24 Haziran’da halkımız sandıkta  cevabını verecektir”dedi .  Bektaş, CHP Adalar İlçe Başkanlığı’nın faaliyet raporunu da partililere sundu.

“SON SEÇİM OLMAMASI İÇİN…”

Adalar Belediyesi Meclis Üyesi Kazım Şakar,  “24 Haziran’ın son  seçim olmaması için, diğer partilerle işbirliği yapmalı ve  bunların oyununu bozmalıyız. Cumhuriyetimizin  değerlerin  her zamankinden daha fazla sahip çıkmalı ve zaferi kazanmalıyız” diye konuştu.

Kadın Kolları Üyesi Cevahir Karabulut ise  karanlıkla mücadele etmek için  kadınlara büyük görev düştüğünü vurguladı , “ Biz kadınlar var gücümüzle çalışacağız, evlerin kapısını tek tek çalacağız ve  ülkenin kaderini değiştireceğiz” dedi.

“ONLARIN HAYAL EDEMEYECEĞİ KADAR ÖZGÜRÜZ”

Gençlik Kolları adına söz alan Bahar Çevik de, “Bizler bu kokuşmuş düzenden özgürlük talep etmiyoruz. Bizler onların hayal bile edemeyeceği kadar özgürüz. Deniz gibi, Mahir gibi, üzerinden nemalanmaya çalıştıkları Erdal Eren gibi özgürüz. Cesaretlerinden, güzel gülüşlerinden korktuğunuz Ali İsmail, Ethem, Abdocan, Ahmet Medeni, Mehmet, Hasan Ferit ve Berkin Elvan gibi özgürüz. O yüzden tamda burada karar vermeliyiz;  Yumruk mu olacağız yoksa parmak mı?”  dedi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



HABERE AİT RESİMLER

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.