• Dolar döviz kuru 4.7285
  • Euro döviz kuru 5.5009

İdam ve istismar

İdam, insanlığın ulaştığı seviye için oldukça ilkel bir yöntemdir. Elektrik de bir uzvu kesmek de kimyasal da aynı ilkelliğin türevleri. Fikrimce tek başına hücrede, görüşleri sınırlı bir ağırlaştırılmış müebbet hapis idamdan ağır bir cezadır.

İdam ve istismar

Hakan Aytaç

Son tecavüz olayını duymuşsunuzdur. Çocuğun 3 yaşında olduğu vurgulandı en çok. Evet rezilliğin boyutunu gösteren çarpıcı bir örnek fakat ilk değil, son da olmayacak belli ki. Tüm köyün engelli kıza yıllarca tecavüz ettiğini okudunuz mu? Böylesi gözü dönmüş bir vahşilik içindeyiz. İnfial yaratan olaylarda refleks haline gelen idam talebi de yenidengündemde. Sanki her şeyi çözecekmişiz, bir daha böyle utançlar yaşamayacakmışız gibi.

Türkiye’de 2002’den 2017’ye çocuk istismarı %434, kadına şiddette %1400 neden arttı? Bunun için bakılması gerekenler var. Kim kollamış, çocukları ne olduğu belirsiz cemaatlere bırakmış, yanarak ölenlerin üstünü örtmüş, bir kereden bir şey olmaz, küçüğün rızası var demiş, tecavüzcüsüyle evlendirme yasasını teklif etmiş, gece vakti dışarı çıkmasaydı, kıyafeti tahrik etti, 9 yaşında helaldir veya en basitinden erkek kadın ayrı otobüslerde gitsin demiş. İşte bunların hepsi ve hesap sormayan, aklayan ve açıkça teşvik edenlerdir sorumlusu. Şimdi de temizle kurtul diyerek gerçek sorunu atlatmayı umuyoruz.

İdam, insanlığın ulaştığı seviye için oldukça ilkel bir yöntemdir. Elektrik de bir uzvu kesmek de kimyasal da aynı ilkelliğin türevleri. Fikrimce tek başına hücrede, görüşleri sınırlı bir ağırlaştırılmış müebbet hapis idamdan ağır bir cezadır.

Peki idam caydırıcı mı? 58 ülkede ve dünya nüfusunun yüzde 60’ının yaşadığı Çin, Hindistan, Endonezya ve ABD'de idam cezası var. Ancak bu ülkelerin 35’inde idam cezası sadece savaş ve olağanüstü hal dönemlerinde uygulanıyor. 32’sinde ise 10 yıldır infaz edilmiş bir idam cezası yok. Avrupa’da ise 1800’lü yıllarda idam cezası tümden kaldırıldı. İdamı en çok uygulayan ülkeler Çin, İran, Pakistan, Suudi Arabistan, ABD, Somali, Mısır, Endonezya. 2015’ten beri idamların yüzde 89’uİran, Pakistan ve Suudi Arabistan'da gerçekleşirken  bu ülkeler Afganistan, Pakistan, Yemen, Sudan ile birlikte tecavüzün en yaygın olduğu bölgeler. Demek ki cinsel sapkınlığın idamla caydırılması gibi bir durum yok. ABD’de ise idam cezası olan eyaletlerdeki suç oranı, olmayanlardakilere göre daha yüksek.Demek ki herhangi bir suç için de ceza tek başını yeterli bir önlem değil. (Kaynaklar: Tuba Torun – Duvar Gazetesi; Uluslar arası Af Örgütü Raporu)

Kimyasal hadım da uzmanlara göre kalıcı bir durum değil. İlacın etkili olduğu bir ayın ardından cinsel his tekrar ortaya çıkıyor ve yeniden ilaç gerekiyor. Bu nedenle cezaevinde cezasını çekerken aynı zamanda ilacı verip bu isteği kaldırmanın bir anlamı kalmıyor. Uygulanan ülkelerde deamaç zaten hasta kişiyi onun tercihi ile tedavi etmek.

Bizde ise pedofiliden çok cinsel istismar söz konusu. Sebebi de cinselliğin bir tabu olması, baskı altında tutulması ve zihinlerde hastalıklı bir hale gelerek sapkınlaşarak ortaya çıkması. Twitter’da "august landmesser" şöyle tahlil ediyor:“Zedelenmiş özgüven + bastırılmış cinsellik + öğrenilmiş çaresizlik + gizli yalnızlık = Türkiye!”

Kesinlikle! Kişi yaşayamadığı cinselliği fırsat bulduğu anda gerekirse güç kullanarak gidermeye çalışıyor. Bazen bütün köyün engelli kıza, bazen kendisini savunamayacak aile bireyine, bazen bir hayvana hatta uygun bulduğu herhangi bir objeye!

Gerçek böyleyken idamla sonuca ulaşmanız mümkün değil. Önce kadın ile erkeği çocukluktan itibaren birbiri ile salt cinsellik iletişimlerinin olmadığını öğretmek gerek. Yani ayrı okullarda, ayrı sınıflarda, kadınlara özel otobüslerde, haremlik selamlık, kadın erkekten sonra gelir, çalışmaz, konuşmaz, gülmez, okumaz gibi fikirlerle onu zaten cinsellik objesi haline getirmiş olursunuz. Bu şekilde yetişen erkeğin kadını gördüğü anda aklına gelecek tek şey de haliyle bu olacak ve bastırılmış duygularını gerekirse güç kullanarak gidermek isteyecektir.

İdamın bir diğer sıkıntı da geri dönüşü olmayışı. ABD’de yıllar sonra suçsuzluğu anlaşılan mahkûmların sayısı hiç de az değil. Onlara ne kadar tazminat verseniz çalınan hayatı telafi edemezsiniz. Gençliklerini, kopardığınız ilişkileri tamir edemez, aile kurmalarına engel olmanızı, hayata dair hedeflerini yıkmanızı affettiremezsiniz. Bir de yanlış karar idamla sonuçlanırsa? Adalet mekanizmasının taraflı işlediğine tereddütsüz emin olduğumuz bir ülkede kimler nasıl yargılanacak dersiniz? Benden olmayan, fikrime katılmayan kim varsa yok olsun kültürünü düşünsenize bir.

Konu siyasetten çok daha ötede. Bireysel silahlanmanın oldukça kolay olduğu Amerika, Florida'da yeni bir okul saldırısı yaşamış, 17 öğrenci ölmüştü. Halk silahlanmanın önüne geçilmesini isterken Trump: “Öğretmenlerden biri silahlı olsaydı felaket önlenirdi!” dedi. Anlayacağınız sorunun kaynağını anlamayan politikacıların bilgisizce ahkâm kesmesi böyle sonuçlar veriyor. Zira katliamı yapan lise öğrencisi yaşı gereği bira satın alamazken yarı otomatik saldırı silahlarından onlarca edinebiliyordu. Fakat en yetkili ağız bunun önüne geçmek yerine işi eğitim vermek olan öğretmenlerin belirli bir bölümünün silahlandırılmasının sorunu çözeceğinden bahsediyor! Silah lobilerine şirin gözükmek istiyor da olabilir. Bizde de popülizm için idam getirdiğinizde kimlerin haksızca yargılanabileceğini, canına kastedilebileceğini bir düşünün.Sapıklığı bitireceğiz bahanesiyle yitireceğimiz değerlere yıllar sonra ah vah etmektense çözüm kadına değer, eğitim ve adalet... Hepsi bu!



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.