• Dolar döviz kuru 4.8474
  • Euro döviz kuru 5.6807

İnönü’nün evinde Lozan kutlaması

Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç, Türkiye’nin içinde bulunduğu karanlığın sorumlularının AKP ile Gülen terör örgütü olduğuna işaret etti ve “Maltepe Meydanı’na sığmayan milyonların desteği, bir uyanışın işaretidir” dedi.

İnönü’nün evinde Lozan kutlaması

ADALAR GERÇEK / 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması’nın 94. yıl dönümünde,  İnönü Vakfı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Adalar Belediyesi Heybeliada’da, İnönü Evi’nde bir anma etkinliği yaptı. Yerel yöneticiler, CHP’li milletvekilleri, CHP’li Belediye Başkanları, Adalılar ve İstanbulluların büyük katılım sağladığı etkinlik, saygı duruşu ve istiklal Marşı ile başladı. İsmet İnönü’nün kızı, İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkan'ı Prof. Dr. Aysel Çelikel, Adalar Belediye Başkanı Atilla Aytaç  açılış konuşmalarını yaptılar.  Adalar Belediyesi’nin konuğu olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de Adalıların huzurundaydı…

CUMHURİYET’İN BÜYÜK TANIĞI KONUŞTU
Anmanın ilk konuşmacısı İnönü’nün kızı, Cumhuriyet’in büyük tanıklarından biri olan Özden Toker idi. Lozan Antlaşmasının önemini vurgulayan Toker, “Uzun yıllar süren savaşların ardından Anadolu’ya barışı getiren bir antlaşma oldu.  Lozan Antlaşması hem barışı getirdi hem de bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti’nin dünyaca kabul edilmesini sağladı” dedi ve şöyle devam etti: “ Bizler Yurtta sulh, cihanda sulh fikrinden yola çıkarak, Lozan Anlaşması’nın yaşatılması için mücadele ettik. Ve bu mücadelemizden hiç taviz vermedik. Barışın dünyada ve yurdun dört bir yaşatılması için bundan sonraki kuşağın sesini de duymak istiyoruz. Lozan’ı korumamız lazım. Ancak Lozan Antlaşması’nı koruyarak bugünkü gibi burada bir araya gelebiliriz”

ÇELİKEL: LOZAN, YAŞAM GÜVENCEMİZDİR

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel de “Lozan Antlaşması, ulusal onurumuz ve yaşam güvencemizdir” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin laik bir devlet olduğu vurgusunu yapan Çelikel, “Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş belgesidir, yaşam güvencemizdir. Türkiye’nin karanlık günler geçirdiği şu günlerde, yaşam güvencemiz olan Lozan Antlaşması’na her zamankinden daha çok sahip çıkalım. Birileri Lozan’ı kitaplardan çıkarabilir, çıkarmak isteyebilir ama tarih İsmet İnönü’yü ve Lozan Antlaşması’nı gündeminden çıkarmayacaktır” diye konuştu.

AYTAÇ: DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞLIK, YERİNİ OTORİTER REJİME BIRAKTI

Adalar Belediye Başkanı Atila Aytaç da konuşmasında Lozan Antlaşması’nın önemini şu sözlerle ifade etti:  “Lozan Barış Antlaşması; emperyalist ve sömürgeci ülkelerin Türkiye’yi paylaşmasını öngören Sevr Anlaşmasını ortadan kaldırmak amacıyla Mustafa Kemal Atatürk’ ün önderliğinde, büyük ve kesin bir galibiyetle sonuçlandırılan Türk Ulusal Kurtuluş Savaşı sonrasında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin uluslararası düzeyde meşruiyetini tescil etmiş bulunan çok önemli bir tarihi belgedir. Lozan Barış Antlaşmasında bir tek galip devlet vardı. O da yeni ve çağdaş Türkiye Devleti idi." 

Aytaç, şöyle devam etti:

“O yeni ve çağdaş Türkiye Devleti; Cumhuriyet idaresini çağdaş demokrasi ile taçlandırmış ve Türkiye’yi her alanda öteki çağdaş devletlerle yarışabilecek donanıma sahip kılarak, dünyanın en saygın ve güçlü devletleri arasına sokmuştu. Ama ne yazıktır ki, Mustafa Kemalin öncülüğünde oluşan bu saygın ve güçlü Devlet; günümüzde demokratik ve çağdaşlık niteliklerini büyük ölçüde kaybederek otoriter bir rejime dönüşmüş, kendisine yabancılaşmış ve saygınlığını kaybetme durumu ile baş başa bırakılmıştır.”

“CUMHURİYETİMİZİN TÜM DEĞERLERİ TAHRİP EDİLDİ”

 Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının, inançlı, kararlı ve planlı bir strateji izleyerek adım adım çağdaşlık doğrultusunda Türk Tarihi’nin en büyük devrimini gerçekleştirdiğini ve Cumhuriyetin ilan edilmesiyle Türkiye’de “Aydınlanma Dönemini” nin başladığını hatırlatan Aytaç, günümüz Türkiye’sinde aydınlığın yerini karanlığın aldığını söyledi:

“Cumhuriyetimizin bütün değerleri tahrip edilerek, çağdaşlık yolundan dönüş yapılarak, demokrasi askıya alınarak, otoriterleşmiş bir yönetimle, Cumhuriyet öncesine dönülerek, orta çağın karanlıklarına doğru yönelmiş bir durumla karşı karşıya gelmiş bulunuyoruz. Böyle bir ortamda, kargaşa ve terör içinde, baskı ve korku altında, büyük bir çoğunluğuyla gelecek için kaygılı ve umutsuz bir toplum haline gelmiş olduğumuzu ve ülkemizin kara bulutlarla kaplanmakta olduğunu üzülerek görmekteyiz.”

“KORKMAYACAĞIZ, YILMAYACAĞIZ…”

Aytaç, karamsarlığa değil, umuda vurgu yaptı:

“Karamsar olmak için çok sebep var ama asla karamsar olmayacağız, korkmayacağız ve yılmayacağız. Ülkemizi ve Devletimizi; Mustafa Kemal Atatürk’e, Cumhuriyete, Cumhuriyetimizin ve çağdaş Demokrasimizin kazanımlarına, karşı olanlara da düşman olanlara da bırakmayacağız. Lozan Anlaşması ile tahkim edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti; Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti kimliği ile çağdaşlaşma doğrultusunda yoluna sonsuza dek devam edecektir.”

KARANLIĞIN SORUMLULARINI İŞARET ETTİ

Başkan Aytaç, Türkiye’nin içinde bulunduğu karanlığın sorumlularının AKP ile Gülen örgütü olduğunu da söyledi:

“Türkiye’yi ve rejimimizi kargaşaya sürükleyen olaylar,  Adalet ve Kalkınma Partisi ile Fetullah Gülen terör örgütünün birlikteliği ve aralarındaki çıkar çatışması, üstünlük ve iktidar kavgalarından kaynaklanmaktadır. 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü planlayan ve uygulayanlarla, darbeye maruz kaldıklarını iddia edenler yani iktidardakiler arasında; Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet, Demokrasi ve çağdaşlaşma anlayışları bakımından hiçbir görüş ve değerlendirme farkı yoktur. Hepsi de ayni kültürden, ‘tarikat ve cemaat kültüründen’ beslenmektedirler. Yalnız vicdanlarda kalması gereken, kutsal ve tartışılmaz olan inançları çarpıtarak, siyasette, ticarette ve toplumsal örgütlenmede kullanmak, korku salmak, baskı uygulamak ve olumsuz algı yaratmak bunların başlıca yöntemleridir. “

“MALTEPE MİTİNGİNE MİLYONLARIN DESTEĞİ BİR UYANIŞIN İŞARETİDİR”

Aytaç şöyle devam etti:

15 Temmuz 2015 darbe teşebbüsü ve bu darbe teşebbüsünün bastırılması ile ilgili gerçekler henüz bütünüyle ortaya çıkmamıştır. Bu konulara ilişkin iktidarın tek taraflı iddialarla kamuoyu yaratmak ve bu dönemdeki bazı gerçekleri gizleyerek ve çarpıtarak, kendileri yararına, belli bir senaryo içinde gerçek dışı bir tarih yazarak kayda geçirmeye çalışıyorlar. Mahkemeleri baskı altında tutuyorlar. Delilleri karartıyorlar. Gerçeklerin ortaya çıkması için bilgi vermesi gereken sorumluları perdeliyorlar. Darbenin siyasi kanadını gizliyorlar. Önemli bilgilere sahip kişilerin ortaya çıkmasını engelliyorlar ya da bu kişileri korumaları altına alarak gizlemeye çalışıyorlar.

Kanun Hükmünde Kararnamelerle yaratılan hukuksuzluklar ve mağduriyetler, İktidarın kontrolündeki hukuk sisteminin neden olduğu haksızlıklar ve zulümler, Hukuk sistemine ve hukuk kurumlarına duyulan güvensizlikler, çok haklı nedenlerle ülkemizde yaygın olarak hissedilen bir ‘Adaletsizlik duygusu’ oluşturmuştur. Bu nedenlerledir ki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişisel olarak başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’ 248 kilometre boyunca giderek yoğunlaşan coşkulu büyük kalabalıklar halinde 25 gün süreyle gündemin başında yer almış ve İstanbul’da Maltepe meydanında milyonlarca yurttaşımızın coşkulu desteğiyle karşılanmıştır. Maltepe meydanına sığmayan milyonların desteği bir uyanışın işaretidir.”

BÜYÜKERŞEN: İSMET ÜNÖNÜ HEM SAVAŞ GAZİSİ HEM DE BARIŞ GAZİSİDİR

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de günün anlam ve önemine ilişkin yaptığı konuşmada “Lozan Barış Antlaşması, silahların gölgesinde kazanılan bir zaferdir” dedi. İsmet Paşa’nın (İnönü) önemli bir devlet adamı olduğunu, tarihsel belgeler ve alıntılarla sunan Prof, Büyükşeren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün Lozan Antlaşması’na ilişkin sözlerini de hatırlattı. 

Atatürk’ün Lozan’la ilgili çok güzel sözleri var. Atatürk, Lozan’ı, ‘Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş büyük bir zafer’ olarak ifade ediyor. İsmet İnönü hem savaş gazisi hem de barış gazisidir, diyor. Bu çok önemli. Tarih Lozan Barış Antlaşması’nın mimarı bu büyük insanı unutmayacak” diye konuştu.

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in sözleri,  dinleyiciler tarafından dakikalarca alkışlandı.

Etkinlik, müzik dinletisi ve ikramlarla son buldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



HABERE AİT RESİMLER

Etiketler:
HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.