• Dolar döviz kuru 5.4761
  • Euro döviz kuru 6.1983
  • HABERLER
  • ADALAR
  • Prof. Dr. İnceoğlu, gençlerle Nazım Kampı’nda buluştu

Prof. Dr. İnceoğlu, gençlerle Nazım Kampı’nda buluştu

Türkiye’nin dört bir yanından Büyükada’ya gelen gençler, Nazım Hikmet Yaz Kampı’nda buluştu. Spordan sanata, şiir antolojisinden sözlü tarihe, bir çok alanda gerçekleşen atölyelere katılan gençler, Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu ile “medya” üzerine söyleştiler.

Prof. Dr. İnceoğlu, gençlerle Nazım Kampı’nda buluştu

Aysel KILIÇ

Türkiye’nin dört bir yanından gençler, Nazım Hikmet  Büyükada Yaz Kampı’nda buluştu.  06 -16 Ağustos tarihlerinde  Büyükada’da, Kartal Belediyesi’ne ait Ada-Kartal tesislerinde gerçekleşen kampa katılan gençler, bu süre içinde, rekabetsiz bir ortamda yeni bir şeyleri öğrenmenin keyfini yaşadı.  Gençler, Nazım Hikmet ve Dünya Şiir Antolojisi’nden seçilen şairlerin eserleriyle tanıştılar ve çeşitli atölyelerde kendini ifade etmenin şansını yakaladılar.  Büyük Usta Nazım Hikmet’i  yakından tanıma fırsatı da yakalayan gençler,  bol oksijenli bir ortamda, dolu dolu zamanlar geçirdi...

Onlarca atölyeye ev sahipliği yapan gençlik kampı,  Galatasaray Üniversitesi eski dekanı Prof. Dr. Yasemin Giritli İnceoğlu’yu da ağırladı.  Medya ve nefret söylemi çalışmalarıyla öne çıkan Prof. İnceoğlu,  medya atölyesinde   gençlerle  ‘Yeni Medya’ ve “Yeni medyada ayrımcı, ötekileştirici söylemler, nefret söylemi  ve  mücadele yolları” üzerine konuştu.

Yasemin Giritli İnceoğlu,  uzmanlık alanı olan “nefret söylemi” ni  Türkiye ve dünya medyasından örneklerle anlattı.  Medyanın başta  kadınlar ve  LGBT bireyleriyle  ilgili haberler olmak üzere, provokatif ve ayrımcı bir dil kullandığını hatırlatan İnceoğlu, bu haberlerin söz konusu bireylerin yaşam hakkı ihlaline yol açtığını vurguladı.  Ülkemizdeki  ve dünyanın bir çok yerindeki mültecilere yönelik  ayrımcı, ırkçı dile  de dikkat çeken İnceoğlu, Suriyeli mültecilere yönelik bilgi kirliliğinin olduğunu  ve ‘yeni medya’da Suriyelileri aşağılan, horlayan bir dilin hakim olduğunu üzülerek  anlattı.

İnceoğlu, “Medya, ırkçı bir nefret söylemiyle zaman zaman 'öteki'ne karşı olan eylemleri de kışkırtır. Bu nefret, toplumsal anlamda linçin ve ayrışmanın yaşandığı patlamalarla kendini gösteriyor" dedi ve Ermeni gazeteci Hrant Dink cinayetini hatırlattı.

İstanbul Etiler’deki Reina terör saldırısının ardından sosyal medyada paylaşılan nefret mesajlarını da örnek gösteren İnceoğlu, gençleri sosyal medyayı kullanım konusunda daha fazla hassasiyet göstermeye çağırdı:   “Bugün sosyal medyanın da nefreti nasıl  çoğaltıp büyüttüğüne şahit oluyoruz. Yazdığımız her cümlenin, paylaştığımız her fotoğraf ve videonun nelere yol açabileceğini  düşünerek paylaşmalıyız.”

Ülkenin farklı bölgelerinden, farklı kültürlerden gelen gençler,  Prof. İnceoğlu’nun dikkat çektiği sorunu büyük bir ilgiyle dinlediler ve sosyal medya paylaşımlarında bundan sonra daha da dikkatli olacaklarını söylediler.

Soru cevapla devam eden medya atölyesinin konukları sadece gençler değildi; İnceoğlu’nun Sedef Adası’ndan komşusu ve dostu Gündüz Vassaf, Adalar Kent Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Begüm Yavuz ile Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu Üyesi Fatma Bozkurt da atölyeye katılanlar arasındaydı. Atölyenin ardından, İnceoğlu, Vassaf, Yavuz ve Bozkurt,  gençlerle birlikte geleneksel  kamp hatırası fotoğrafını da çekindiler.

Nazım Hikmet Büyükada Yaz Kampı, Nazım Hikmet Ailesi’ni temsilen Gündüz Vassaf, Adalar Vakfı, Kartal Belediyesi, Adalar Kent Konseyi  ve Toplum Gönüllüleri Vakfı ortaklığı ile her yıl Ağustos ayında düzenleniyor. 

GÜNDÜZ VASSAF, ADALILARI KAMPI SAHİPLENMEYE ÇAĞIRDI

Kamp etkinlikleri sürerken, Nazım Hikmet Büyükada Yaz Kampı Koordinatörü , yazar Gündüz Vassaf ile konuşma fırsatı da yakaladım.  Vassaf, Nazım Hikmet Kampı’nın önemini şu cümlelerle ifade etti:

“Yurdun  farklı bölgelerinden, farklı kültürlerden  gençler, burada birbirlerini ve yaşadıkları ülkeyi  daha iyi  tanıma şansı yakalıyor. Umuyoruz ki gençler bu tanışma sayesinde  kendilerini yeniden keşfedecek  ve hayatlarına kendileri yön vereceklerdir.  Alanında uzman konuklarımız rehberliğinde, merak ettikleri her konu hakkında düşünce alışverişinde bulunan gençler,  kampımızın olanaklarıyla çeşitli konularda araştırma  fırsatı da yakalayacaklar” dedi ve ekledi: “Örneğin  gençler, ‘sözlü tarih’ programı kapsamında Adaları gezip söyleşiler gerçekleştirdiler.  ‘Adada yaşlılık nasıl bir şey? Yaşlıların sorunları nedir?’ gibi sorular sordular insanlara. Sözlü tarihin bir konusu da kampa ismini verdiğimiz büyük usta Nazım Hikmet idi. Gençler,  ‘Nazım Hikmet'i  tanıyor musunuz? İlk olarak ne zaman, nasıl tanıdınız? Şiirleri hakkında ne düşünüyorsunuz?’ sorularını   sordular ve verilen yanıtları kamera ile kayıt altına aldılar.”

“Toplum Gönüllüleri Vakfı’nın desteği ve Kartal Belediyesi’nin ev sahipliğiyle bu yıl dördüncüsünü yaptığımız kampımız gençlere yönelik bir çok yaklaşımdan farklı olarak, onlara belirli ideolojik doğrultularla seslenmek yerine hem kendilerine hem de dünyaya yeni pencereler açmalarına olanak sağlarken aynı zamanda ilişkilerini sürekli kılarak memleket sathında ilişkilerini sürdürebilme   olanaklarını sağlıyor” diyen   yazar Gündüz Vassaf, Nazım Hikmet Büyükada Yaz Kampı’nın gelenekselleşerek sürdürülmesi gerektiğini ve Adalıların kampa sahip çıkmasını gerektiğinin altını da çizdi:

“Nazım Hikmet Yaz Kampı, Adalıların da kampıdır. İleriki zamanlarda Adalı çocuklar ve gençler de kampa katılabilirler. Dolayısıyla Adalılar bu kampı başka mecralarda da destekleyebilirler; kimi lokantası varsa ekmek verebilir,  kimisi kampa gelip gönüllü çalışabilir, kimisi de Adaları ya da faytonculuğu anlatabilir vs. Adalıların desteğine her zaman açığız.”

GENÇLER: DÜNYAYA BAKIŞIMIZ DEĞİŞTİ...

Doğu ve Güneydoğu,  Karadeniz, İç Anadolu, Ege ve Marmara’nın çeşitli illerinden kampa katılan gençler, yeşilin ve mavinin hakim olduğu Ada’da hem doğada olmanın hem de  farklı kültürden akranlarıyla tanışmanın mutluluğunu yaşadılar. Gençler, kampla ilgili düşün ve duygularını gazetemize anlattılar.

Hasibe Bülbül   Karaman’dan gelmiş. Bülbül, kamp için şunları söyledi: “Farklı kültürlerden gelen arkadaşları yakından tanıma olanağım oldu. Duygularımızı ve düşüncelerimizi paylaştık ve bundan çok mutluluk duydum. Ayrıca burada yapılan oturumlar sayesinde dünyaya, Türkiye'ye, çevreme bakış açım değişti. Buraya gelmeseydim bunların hiçbirini öğrenemeyecektim. Öğrendiklerim  ve yaşadıklarım için çok mutluyum.”

Musa Adıgüzel ise Diyarbakır'dan katılmış. Lise son sınıf öğrencisi olan Adıgüzel, okulda öğrenemediği, yaşayamadığı çoğu şeyi, kısa zamanda, bu kampta öğrenip yaşadıklarını anlattı. “Bu kamp bana eşitliğin önemini bir kez daha hatırlattı. İnanır mısınız ilk kez karma bir kampa katılıyorum. Burada kız arkadaşlarımızla sohbet etmeyi, onları yakından tanıma şansını yakaladık. Ayrıca atölyeler bize çok şey kattı” dedi.

Yiğit Kayacan da İstanbul Sarıyer’den katılmış. Kayacan, “Hem burada edindiğim arkadaşlar hem de atölyelerde ders veren  hocalarımız bana çok şey kattılar. Her yıl gelmek isterim” diye konuştu.

 

 

 

 

 

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.