• Dolar döviz kuru
  • Euro döviz kuru
  • HABERLER
  • ADALAR
  • ‘Tombul Balerinler’ kelebekler gibi dans ediyor...

‘Tombul Balerinler’ kelebekler gibi dans ediyor...

Balerin, ressam Şenay Sönmez’in ‘Tombul Balerinler’ adlı çizimleri, egemen anlayışa bir başkaldırı niteliğinde. Sönmez, “Güzellik, bedende değil; ruhtadır, estetik değerdedir, zerafettedir. Tombul olan da güzeldir, tombul olan da iyi dans eder” diyor.

‘Tombul Balerinler’ kelebekler gibi  dans ediyor...

Aysel KILIÇ

Şenay Sönmez, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nde  30 yıldır  bale yapıyor.  Sönmez, sadece balerin değil, aynı zamanda ressam. Bir yandan dans ediyor, diğer yandan bu dansa  aşık ‘tombul balerinleri’ çiziyor; Bir kelebek gibi dans eden morlu kırmızılı tombul  balerin kadınları.

“Tombul Balerinler”, ‘İnce bedenli  olan güzeldir’, ‘ İnce olan dans edebilir ‘ egemen anlayışına adeta bir başkaldırı niteleliğinde.

‘Tombul Balerinler’ çalışmasıyla ismini duyuran  Şenay Sönmez ile yollarımız Büyükada’da kesişti. Sönmez ile biraraya geldik  ve sanattan,  baleden,  en önemlisi de  ‘Tombul Balerinler’den konuştuk.

-Öncelikle kendinizden bahsetmenizi isterim, sanatla  tanışmanız nasıl oldu mesela?

Annem Gülseren Sönmez  değerli bir ressam ve sanatçı. Dolayısıyla benim de  sanatla tanışmam çok küçük yaşlarda oldu.  Resme büyük bir ilgim vardı,  4 -5  yaşlarındayken çizmeye başladım.  Bu alanda eğitim almaya başladım ve çizimlerimde genelde balerin vardı. Dans eden küçük balerin kızları çizerdim. Bale ve resim, ruhumda iç içe yaşıyordu. Resim gibi  bale üzerine de eğitim almaya başladım.  Ankara doğumluyum.  1988’de  Ankara Devlet Konservatuarı’nı bitirdim ve İzmir Devlet Opera Balesi kadrosuna katıldım. Yaklaşık 30 senedir İzmir Devlet Opera Balesi’nde  yerli ve yabancı bir çok eserde dans ettim, ediyorum.

-Her ikisini birlikte yürütmek zor olmuyor mu?

Çocukluğumda başladığım resime uzun bir süre ara vermiştim  ama son yıllarda baleyle beraber çizmeye de devam ediyorum.  Zor değil ; çünkü  dansı da resmi de  içimden geldiği için yapıyorum.   Her iki sanat dalını aşkla yapıyorum.

“TOMBUL BALERİNLER, BİR BAŞKALDIRIDIR”

-Peki ‘Tombul Balerinler’ fikri nasıl oluştu?

Bir başkaldırı, diyebiliriz.  Güzellik, ince bedende  değil, güzellik ruhtadır,  estetik değerdedir,  zerafettedir.  Tombul olan da güzeldir, tombul olan da  iyi dans eder. Resimlerimde baledeki baskıları kaldırmak istedim. Baskıları kaldırıp biraz da  tombulluğu kattım. Çizimlerimle bir yandan kendimle de dalga geçiyorum, kendim de tombullaştım çünkü. (gülüyor)

-Balede  vücut ölçüleri ve kilo kriteri mi  var?

Evet, başvuru yaparken bu ölçütlere göre alınıyorsunuz zaten. Yani balerin olabilmek için öncelikle çok ince, esnek, iyi bir müzik kulağı  isteniyor.  Ama zamanla kaçınılmaz olarak vücut ölçüleriniz değişiyor. O zaman da  sektörde var olma mücadelesi veriyorsunuz.  Ben, isteyen, başaran herkesin dans etmesi gerektiğini savunuyorum. Sırf tombulsunuz diye dans etmeyecek, balerin olmayacak mısınız? Bu haksızlık!

-Dünyada  ‘Tombul Balerinler’ çizimi  örneğine  rastladınız mı ?

Kolombiyalı ressam Fernando Betero da idealize edilen kadın bedenine karşı  tombul kadınlar çiziyor. Ancak Betero  benim gibi bir bale sanatçısı değil ve yalnızca balerin çizmiyor;kedileri, köpekleri, meyveleri de, kendi deyimiyle "hacimli" çiziyor.

-Sergilerinizi gezen kadınlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Kadınlar  çizimlerime bayılıyor.  Çünkü  büyük bir çocuğunluğumuz,  bize biçilen, idealize edilen beden ölçütlerinde  değiliz.  Problemse eğer, herkesin kilo problemi var. Dolayısıyla sergime  gelen, gezen kadınlar  buradan mutlu ayrılıyorlar.

-Bale sanatı ülkemizde değerini yitirdi mi sizce?

Genç dansçılar kadrosuz,  günlük yövmiyeli olarak çalıştırılıyorlar. Gençleri n kötü koşullarda çalıştırılması beni  üzüyor.  Ama her ne kadar koşullar kötü olsa da, insanlarımızın baleye ilgisi sürüyor.  İzmirliler, yoğun ilgi gösteriyor hatta bilet bulamadıkları için yakınıyorlar...

-Eserleriniz  ülkemizde ve dünyada bir çok yerde sergilendi. Adalarda da sergilemeyi düşünmüyor musunuz?

Dünyanın pek çok yerinde sergi açtım. Paris, Bulgaristan, Ankara, İstanbul, İzmir, Bodrum gibi bir çok yerde sergilerim oldu  ama henüz burada açma imkanım olmadı. Büyükada'ya yeni yerleştim.   Ada, sanatçılarla dolu olan ülkemizin el deymemiş nadide bir yeri. Adalılar  sıcak , samimi insanlar.  Çalışmalarımı elbette  Ada sakinleriyle paylaşmak isterim.

Ada’da atölyeniz varmı  peki?

Evet, var. Büyükada'daki evim aynı zamanda atölyem. Adanın doğasında, güzelliğinde kendimi büyülenmiş gibi hissediyorum. Burada üretmek de çok güzel bir duygu.

Son olarak ne söylersiniz?

Herkes ruhuyla, derinliğiyle, insanlığıyla güzeldir. Dış görünüş değil, iç güzellik önemlidir. Böyle düşünürsek, mutlu insanlar oluruz.

Balerin Şenay Sönmez'in çocukluk ve gençlik dönemlerinden kareler...

 

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.