• Dolar döviz kuru 4.7905
  • Euro döviz kuru 5.6109
  • HABERLER
  • ADALAR
  • İmar affı ile kültür mirasımız tehlike altında!

İmar affı ile kültür mirasımız tehlike altında!

Adalar Kent Konseyi Mimarlık ve Şehircilik Çalışma Grubu: Yıllarca yasadışı imar müdahalelerinden zarar gören kültür mirasımız ‘imar barışı’ ile büyük bir tehditle karşı karşıya kalacak…

İmar affı ile kültür mirasımız tehlike altında!

TBMM Genel Kurulu’nda önergelerle değiştirilerek yasalaşan ‘imar affı’nda, ‘ekli kroki, listede sınır ve koordinatları gösterilen yerler’ denilerek Boğaziçi sahil şeridindeki bazı alanlar yeniden af kapsamına alındı. Buna göre İstanbul Boğazı’ndaki dokuz mahalle ‘imar barışı’ kapsamında yer aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürü Vedad Gürgen, “Boğaz Kanunu’nda denizi gören öngörünümde olan tepelerin arka taraflarını, yamaçlarını barışa dahil ettik” dedi.

‘İmar barışı’ etki alanı genişletilirken, AKP’nin imar affına tepkiler de artarak büyüyor.  Bir tepki de Adalar Kent Konseyi Mimarlık ve Şehircilik Çalışma Grubu’ndan geldi.  Yapılan açıklamada, kültürel mirasın tehlike altında olduğuna dikkat çekti.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Adalar da dahil, çok sayıda kentsel sit alanındaki kültür mirası Boğaziçi ve Tarihi Yarımada daha az değerli değildir. Seçim öncesinde aceleyle gündeme getirilmiş “İmar Barışı” teklifi torba yasadan çıkarılmalıdır. Konu yeni yasama döneminde, ilgili tüm taraflar, STK’lar ve meslek kuruluşlarının da katkısıyla ele alınmalı, Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler de dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Bu günlerde kamuoyunu önemli ölçüde işgal eden yeni Torba Yasa tasarısı ve içinde yer alan ‘İmar Barışı’ adlı düzenlemeler kaçak yapılaşmayı teşvik etmekte ve yeterince ayrıntılı olarak düşünülmemiş hükümleri ile kültür mirasının korunmasına ilişkin sorunları arttıracak bir teklif olarak karşımıza çıkmaktadır.

‘İmar Barışı’ acele olarak düzenlenmiş bir seçim vaadi ve harç toplama düzenlemesidir.

Tasarı, kent plancılarının ve planları uygulamakla yükümlü belediyelerin ve devletin bu konuda yetkili bütün imar birimlerinin otoritesini tamamen ortadan kaldırmaktadır.  Bu düzenlemeyle sanki Türkiye’nin kültürel mirasına önemsizmiş gibi davranılması çok üzüntü ve kaygı vericidir. Zira, ‘İmar barışı’ diye adlandırılan bu tasarı yasalaşırsa, hem doğal ve arkeolojik sitlerde, hem de kentsel sit alanlarında bugüne kadar yapılmış bütün ihlaller ve yasadışı müdahaleler devlet tarafından onaylanmış olacaktır. Yıllarca yasadışı imar müdahalelerinden zarar gören kültür mirasımızın ‘imar barışı’na değil daha iyi koruyucu yasal düzenlemelere ihtiyacı vardır.

Kültürel mirasın korunmasından her birey ve her kuruluş insanlığa karşı sorumludur. Başta gelen öncelik, bu eserlerin ve sit alanlarının sahipleri ve kullanıcıları tarafından etkin bir şekilde korunabilmesidir ve bunun sağlanması için devletin aktif teşvikine ihtiyaç vardır. TBMM’ye önerilen bu yasa teklifi ile koruma önceliğine ve bununla ilgili mevcut mevzuata tamamen zıt bir durum ortaya çıkacak ve kültür mirası alanlarında yapılmış olan tüm yasal olmayan uygulamalar affedilmiş olacaktır.

Bir devletin kendisinin kültürel miras olarak kabul ettiği ve korunması için kayıt altına aldığı kültür ve tabiat varlıklarına karşı işlenen imar suçlarını affetmesi, bu ihlaller için verilmiş ceza hükümlerini iptal etmesi, bundan sonra işlenebilecek yeni suçların da önünü açacaktır. Yasa ve cezaların yaptırım özelliği ortadan kalkacaktır. Öte yandan, ‘İmar Barışı’ Türkiye Cumhuriyet’inin imzalamış olduğu Uluslararası anlaşmaları ve kültür mirasının korunmasında devletlerin sorumluluğunu belirleyen ilkeleri de ihlal etmektedir.

Dünya kültür mirası savaşlar ve iç karışıklıklar yüzünden, özellikle bulunduğumuz coğrafyada, büyük tahribatlar yaşamaktadır. Türkiye’nin, tüm dünya adına, bölgesindeki kültür varlıklarının korunmasına tüm devlet kurumlarıyla ve politikalarıyla destek olması gerekir. Oysa bu kanun tasarısı ile devlet suç teşkil eden imar müdahaleleri ile ‘barışarak’ gelecekte de benzeri suçların işlenmesinin önünü açmaktadır. Bunun sonucu kültür ve tabiat varlıklarının telafi olunmayacak şekilde tahribatıdır.

Bu yasa tasarısı kabul edildiği takdirde Türkiye’nin kültür mirası bugüne kadar ilk defa bu kadar büyük bir tehditle karşı karşıya kalacaktır.

İmar Barışı’na konu olacak bina sayısının 13 milyon olduğu belirtilmektedir ve bu binalardan 70 milyar gelir beklenmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kültür varlığı kapsamına alınan tescili yapıların sayısı 80.000 adettir. Mevcut yasa tasarısından bütün bu tescilli yapıların çıkarılması gerekir. Aksi takdirde, parasal karşılığı hesaplanamayacak olan kültür mirası tescilli yapılar sadece emlak olarak görülerek feda edileceklerdir.

Hükümetçe Boğazlar ve Tarihi Yarımadanın bu kapsam dışında tutulmasını bu konuda gösterilmiş bir duyarlılık sayamayız. Onca kültür mirası ikinci sınıf ilan edilemez. İstanbul Adaları bu sitlerden daha az değerli değildir.

“İmar Barışı” başlıklı yasa tasarısı TBMM tarafından bu haliyle onaylanırsa bütün Türkiye ile birlikte İstanbul Adaları’ndaki kültür mirasının da hızla yok oluşunu izleyeceğiz.

TBMM’ye ve tüm milletvekillerine sesleniyoruz.

Seçim öncesinde aceleyle gündeme getirilmiş “İmar Barışı” teklifi torba yasadan çıkarılmalıdır. Konu yeni yasama döneminde, ilgili tüm taraflar, STK’lar ve meslek kuruluşlarının da katkısıyla ele alınmalı, Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler de dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir. “

 

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.